13 Nisan 2008 Pazar

Mercimekli Bulgur Çorbası


Bir Tijen İnaltong tarifi. Mercimekli bulgur pilavının sulu hali. Amaaaaaaa, lezzeti aynı malzemelerle yapılan pilavı en az beşe katlar. Ve böylelikle yenen miktar da en az üçe katlanır.
Tarifi Candan Turhan’ın Dumanı Üstünde kitabında gördüm ve yaptım. O günden beridir bulguru pilav olarak değil çorba olarak pişiriyorum. Hem tat, hem görüntü, hem koku, hem de Sinan tarafından mideye indirilmesi açılarından son derece memnunum. Eğer şimdiye kadar bu şekilde pişirmedi iseniz bulguru, lütfen bir deneyin. Pilavı eminim siz de rafa kaldıracaksınız. En azından belli bir süre. Ben bu tarifi bloguma koyarak “hayat boyu yapılacaklar” listeme almış bulunuyorum. Darısı sizin başınıza.
Buyurun tarif…

Mercimekli Bulgur Çorbası
4-6 porsiyon

Yarım bardak pilavlık bulgur
Yarım bardak yeşil mercimek
6-7 bardak sıcak su
2 kaşık zeytinyağı
1 soğan, yemeklik doğranmış
2-3 diş sarımsak, kıyılmış
1-2 yeşil biber, doğranmış
1-2 taze domates (ya da yarım kutu konserve küp doğranmış domates)
1 tatlı kaşığı salça
1 tatlı kaşığı kuru nane
2 çay kaşığı tuz
Karabiber


  1. Mercimeği sıcak suda 1-2 saat bekletin. Bulguru ekleyip yumuşayana kadar ağzı kapalı kısık ateşte pişirin (30-40 dakika).

  2. Bu arada ayrı bir tavada soğan ve sarımsağı yağ ile birlikte kavurun. Önce biberi, sonra domatesi ve salçayı ekleyerek sebzeler yumuşayana kadar kavurmaya devam edin. Pişmeye yakın tuz, karabiber ve nanesini ekleyin.

  3. Bulgur ve mercimek yumuşayınca domatesli karışımı ilave edin. Ağzı kapalı ve kısık ateşte 10 dakika kadar birlikte pişirin. Ateşten alın. Biraz demlendirdikten sonra servis yapın.

İlk yaptığımda bibersiz yapmıştım. İkincisinde de domates yoktu, yalnızca salça kullandım. İkisi de bu şekilde yapılan kadar lezzetli olmadı. Oldu ama bu kadar olmadı. Bu hali en güzeli. Biber ve domatesi ayrıntı olarak görüp eklememezlik yapmayın. Bir de mevsimi dışında domates yerine konserve küp doğranmış domates kullanmaktan çekinmeyin. Lezzet ve kullanım kolaylığı olarak çok çok başarılı.
Deneyene afiyet olsun.

2 Nisan 2008 Çarşamba

Kıymalı-Pirinçli Kabak Yemeği


Son zamanlarda bizim evde en çok bu yemek pişti. Değişik sebzelerle. Lahana, pırasa, karnabahar… Ve hepsini afiyetle yedik. Özellikle Sinan. Hepsi dolma tadında oldu. Bildik klasik kıymalı dolma tadında. Bu tamamıyla bir yağlı kağıt (pişirme kağıdı) mucizesidir. Her ne sebze ile pişerse pişsin aynı güzellikte olması da klasik dolma harcımızın mucizesi.
Dolma içi (ya da pirinçli karnıyarık içi) hazırlayıp – soğanını, baharatını, salçasını esirgemeden – dilediğimiz sebzeyi ve suyu ekliyoruz. Ve üzerine yağlı kağıdı serip kenarlardan sıkıştırıyoruz. Altı çok kısık kapağı kapalı olarak 25 dakika pişiriyoruz. Kapak kapalı dinlendirdikten sonra bi açıyoruz ki...

Olmuuuuuş. Ben yaptım olmuş değil, gerçekten olmuş!!

Yağlı kağıt ile pişirme yöntemini daha önce de bazı tariflerde görür kah uygular kah uygulamazdım kafama göre. Ama şimdiye kadar kimse bana “bak yağlı kağıt olmazsa olmaz. Yani olur da BU kadar güzel olmaz” dememişti. Ben şimdi burada diyorum. Sonra benim gibi dizlerinizi dövmeyin.
Bir de - zaten pek yapmıyordum, yapamıyordum ama - artık DOLMA yapmak zorunda olmadığımı bilmek bana nasıl bir rahatlama duygusu verdi anlatamam. Bugüne kadar farkında olmadan kambur gibi taşımışım sırtımda “dolma yapmalıyım” hissini. Kurtulunca anladım.

Son olarak, benim aklıma bu yöntemi hiç çıkmamacasına sokan, hayatımda gördüğüm en yaratıcı ellere sahip Kedili Mutfaklar Annoya’ya buradan teşekkür etmek isterim.

Kıymalı Pirinçli Kabak Yemeği
4-5 porsiyon

150 gr kıyma
2-3 kaşık zeytinyağı (eğer kıymamız yağsızsa)
1 büyük soğan, yemeklik doğranmış
1 kaşık salça
Baharatlar (1/2’şer çay kaşığı karabiber, kırmızıbiber; 1’er çay kaşığı kimyon, kişniş)
1 tatlı kaşığı kuru nane
2-3 kaşık doğranmış maydanoz
1/3 bardak pirinç
1 bardak sıcak su
Tuz

2 havuç, küp küp doğranmış
2 kabak, küp küp doğranmış
  1. Kıymayı- yağsızsa yağ ile birlikte - kavuralım. Soğanı ekleyip kavurmaya devam edelim.
  2. Salçayı, baharatı ekleyip biraz daha kavurduktan sonra pirinç, tuz ve maydanozu ekleyip altını kapatalım.
  3. Bu arada tencerenin ağzından daha büyükçe bir parça yağlı kağıdı elimizin içinde buruşturup top gibi yapalım ve suyun altına tutup iyice ıslatalım, sıkalım. Böylelikle kağıt yufka gibi yumuşacık oluyor ve yemeğin üzerine çok kolay seriliyor.
  4. Doğranmış sebzelerimizi harcımıza ekleyelim. Kaynar suyu ilave edip yemeğin üzerine yağlı kağıdı serelim, kenarlarını kaşığın ucu ile sıkıştıralım.
  5. Tencerenin altını açıp kapağını kapayalım. 1-2 dakika sonra (malzemelerin kaynamaya başladığına emin olunca) altını iyiiice kısıp saatimizi 25 dakikaya ayarlayalım.
  6. Süre dolunca altını kapatalım ve kapağı açmadan en az yarım saat dinlendirelim.

Bu yemeğin Olmazsa Olmazını yazmıyorum, eve ödev olarak veriyorum. Anneye sormak yok, herkes kendi yapsın.

12 Mart 2008 Çarşamba

Pirinçli Bezelye Çorbası



Bir Dumanı Üstünde tarifi daha. Böyle basit, böyle az malzemeli işte. Çok hafif, çok hoş… İnsanın içtikçe içesi gelen çorbalardan. Sinan sevdi pek tabi ki. Gerçi buraya koyduğum her tarif gibi ben daha çok sevdim.

Pirinçli Bezelye Çorbası
3 porsiyon
1 yemek kaşığı tereyağ
1 soğan, yemeklik doğranmış
1 bardak taze ya da donmuş bezelye
3-4 yemek kaşığı tam (kahverengi) pirinç
1 avuç kıyılmış maydanoz
1 lt su
½ çay kaşığı rendelenmiş muskat
Karabiber, tuz
  1. Yağı eritin, soğanı kavurun.

  2. Bezelye ve maydanozu ekleyerek kavurmaya devam edin.

  3. Pirinci de ilave edin, kavurmaya devammm….

  4. Su, tuz, karabiber ve muskatı katarak 30 dakika kısık ateşte kapağı kapalı olarak pişirin.

  5. Biraz demlendirdikten sonra servis yapın.

Tarifin orjinalinde bezelye konserve, pirinç de beyaz olarak verilmiş. Konserve bezelye kullanacak iseniz pişirme süresini 15 dakika olarak ayarlayın. Ama şu anda tazesi, her mevsimde de donmuşu varken konserveye pek yüz vermeyin derim.

Bu çorbamızın Olmazsa Olmazı maydanoz ve muskat.

Maydanoz her zaman elimin altında olmasını istediğim otların başında geliyor. Onsuz olmayan bir sürü yemeğimiz var çünkü. Bir süredir maydanozu alır almaz hepsini yıkayıp sapları dahil kıyıp buzluğa atıyorum. Yemeklerde kullanacağım zaman poşeti buzluktan çıkarıyor ve kullanacağım kadarını parça olarak alıyor (çok kolay koparılıyor) gerisini tekrar buzluğa kaldırıyorum. Dereotunu da aynı şekilde hep buzluktan kullanıyorum. Taze fesleğen bulursam onu da buzluğa kaldırmayı düşünüyorum.
Böylelikle hem her zaman maydanozum, dereotum kullanıma hazır oluyor hem de gramını ziyan etmiyorum.
Soğanı da doğrayıp koyuyorum buzluğa fakat onu başka zaman anlatayım.
Annemin bir lafı ile kapatayım artık: "Yiyene afiyet olsun, yemiyene git şuraya otur olsun!" Lafın orjinali böyle değil, bu terbiye edilmiş hali sanırım. Çocukken kızdırırdık annemi çok. Yemezdik ki hiç yemek!! Şimdi farkediyorum ki aslında ne çok üzmüşüz onu. Mutlu etmek ise ne kadar kolaymış. Tabağındaki yemeği bitir, sonra bütün gün şirne (bu da Karamanlıca, şımar dur anlamında). Eminim hiçbir annenin siniri, yemeğini yiyen çocuğun şirnemesine bozulmaz. En azından ben öyleyim. Gerisini bilmiyorum.

10 Mart 2008 Pazartesi

Kremalı Ispanak Çorbası


Ben sade suya sebze çorbalarını yapmazdım hiç, öyle tarifleri hemen atlardım. Tavuk suyu olmadan lezzetli olmaz diye… Nasıl yanılmışım! Bunca sene!! Buyurun işte: ıspanak, su, az süt, az krema. Nefis! N’oldu da daha önce yaptığım zaman hiçbir şeye benzemeyen çorbalar birden lezzet abidesi kesiliverdi? Veriyorum müthiş çorba pişirme sırlarını. Candan Turhan o güzelim kitabında bahsetmiş, ben de deneyimledim. Buyurun:


  1. Çorbayı pişirmeye başlamadan önce malzemelerin en az yarısı (ilk tencereye girecek olanları) hazır edilmeli. Tecrübelerime göre en önemli şey, sakin, dingin ve dengeli olmak. Öyle panik içinde malzemeler havada uçuşurken yaptığım yemekler pek bir şeye benzemiyor ne yazık.

  2. Malzemeler nasıl doğranması gerekiyor ise öyle doğramalı ve hepsinin aynı şekil ve büyüklükte doğranmış olmasına özen göstermeli.

  3. Çorbalara eklediğimiz su kesinlikle kaynar su olmalı. Ben en çok buradan kaybediyormuşum. Soğuk koyup kaynamasını bekliyordum:( Ani su ısıtıcımız en önemli yardımcımız.

  4. Kesinlikle ama kesinlikle ağzı kapalı ve altı çok çok kısık bir şekilde pişirmeli. Fokur fokur kaynatmadan ve tencerenin ağzını neredeyse hiç açmadan. Ne kadar az buhar kaybı o kadar az besin kaybı ve o kadar çok lezzet korunumu!

  5. Fazla pişirilmemeli. Sebze çorbaları ve hatta mercimek çorbası bile bir üst maddedeki şartlar yerine getirildiğinde 20-25 dakikada pişiyor. Kesinlikle saat kullanılmalı. Ben fırınımın saatini ayarlıyorum.

  6. Çorbaya ekleyeceğimiz baharat, tuz gibi malzemelerin hepsini küçük bir kapta hazırlamalı, hepsini tek tek eklemek için uğraşırken gereksiz buhar kaybına izin vermemeli.

  7. Ve baharatlar. Mesela zencefil, mesela muskat ya da zerdeçal, kişniş… Ve baharat karışımları garam masala, köri… Ufacık bir dokunuşları ile yemeği bambaşka bir düzleme çıkarıveriyorlar. Karabiber kimyon kısırlığından kurtulmak, baharat yelpazemizi geliştirmek, genişletmek lazım. Dumanı Üstünde özellikle baharat kullanma konusunda insanı çok geliştiriyor. O baharatlar ki bi pırasayı, bi ıspanağı, bi pancarı, bi bezelyeyi (üstelik de konserve), bi kabağı aşık olunası çorbalar haline dönüştürüveriyor. Tarifte verilen baharatı evde yok diye es geçmemeli, bi baharatçıya gitmeli, almalı. Üşenmemeli.

  8. Çorba ateşten alındıktan sonra mutlaka ağzı kapalı olarak dinlendirilmeli, demlenmeli. Sakinleştirilmeli. En az yarım saat. Yani çorbanın altını kapatıp hemen sofraya getirmek yok.
Ben her sabah aynı saatlerde (bebek uyurken) büyük bir hassasiyetle daha önceden belirlediğim (çoğunlukla Dumanı Üstünde’den) çorbayı tüm bu noktalara dikkat ederek pişiriyorum. Ve artık hiç hayal kırıklığı yaşamıyorum.

Bu kadar dersten sonra gelelim tarife. Tabi ki Dumanı Üstünde’den.

Kremalı Ispanak Çorbası
4-5 porsiyon

500-750 gr ıspanak
1 yemek kaşığı tereyağ
1 kuru soğan, yemeklik doğranmış
1 lt su
2 yemek kaşığı krema
Yarım bardak süt
Yarım çay kaşığı muskat
1 çay kaşığı tuz
Karabiber


  1. Yağı eritip soğanı kavurun.

  2. Kabaca doğranmış ıspanağı ekleyin ve 5-10 dakika kavurun.

  3. Suyu ekleyin, 20 dakika kısık ateşte kapağı kapalı olarak pişirin.

  4. Blenderla püre yapıp krema, süt, baharat ve tuzunu ekleyin. Bir taşım daha kaynatıp ateşten alın.

  5. Ağzı kapalı demlendirin.

Çorbamızın Olmazsa Olmazı muskat. Namı diğer küçük hindistancevizi ya da hint cevizi. Toz olarak değil de tane olarak almak ve rendeleyerek kullanmak daha makbul. 10 tane alsanız senelerce yetiyor. Zaten hep çok az miktarlarda kullanılıyor. Eksik etmeyin derim.

Çorba, haşlanmış nohut ve makarna eklenerek taneli hale getirilebilir. Taneli hali Sinan’ın daha çok hoşuna gitti.

26 Ocak 2008 Cumartesi

Sebze Çorbası, Tavuklu-Sütlü-Bulgurlu



Şu fotoğrafta gördüğünüz şey benim hayatımı değiştirdi. Abartmıyorum. Bu çorbayı ürettiğim tarif, aldığımdan beri elimden düşüremediğim ve her gün içinden bir tane daha çorba yapmak için inanılmaz heyecanlandığım son zamanlarda edindiğim ennnnn muhteşem yemek kitabından: “Dumanı Üstünde Doyurucu Çorbalar - Kolay Ekmekler, Candan Turhan, Oğlak Yayınları”
İçindeki çorbalara inanılamıyor! Bu satırları her kim okursa lütfen bir tane edinsin bu kitaptan, abartmadığımı gözleri ile görsün.
Kitapta Esma Sultan Çorbası olarak geçen bu çorba esas olarak kabak ve taze fasülye ile yapılıyor. O hali de muhteşem. Ben içine tavuk eti ve 1-2 çeşit sebze daha ekledim. Sinan çok sevdi. Biz de bayıldık. Son haftanın en hapır hupur yenen yemeği oldu. Ayrıca misafir menümün çorbalığına terfi etti kendisi.
Gelelim tarifimize.

Tavuklu Sebze Çorbası
6 porsiyon

3-4 kaşık zeytinyağı
1 soğan, yemeklik doğranmış
4-5 diş sarımsak, ezilmiş
100 gr tavuk kıyması*
1 kaşık un, tepeleme
¼ bardak bulgur
1 lt su
Sebze, her birinden ½’şer bardak küçük doğranmış (havuç, kabak, kırmızı biber, konserve mısır)**
1 bardak süt
Tuz, karabiber
Dereotu, 1 avuç dolusu

*Her hafta sonu 1 bütün tavuk alıp etini kemiğinden ayırttırıyoruz demiştim ya. İşte o etin bir kısmını mutfak robotunda kıyma haline getirip 100 grlık parçalar halinde (tenis topu büyüklüğünde) buzluğa kaldırıyorum. Çorbaya koymak ya da 1 porsiyon köfte hazırlayabilmek için.
** Başka neler yakışır, aklıma gelenler: Yeşil fasülye, bezelye, yeşil biber, mantar, karnabahar, brokoli vs.
  1. Soğan ve sarımsağı yağda kavuralım.
  2. Tavuk kıymasını ekleyelim ve kavurmaya devam edelim.
  3. Unu ilave edip bir iki kez karıştırdıktan sonra sıcak suyu ve bulguru ilave edelim. Unun topaklanmasını önlemek için suyu karıştırarak ekleyelim. Ağzı kapalı kısık ateşte 10 dk kadar pişsin.
  4. Bu arada her birinden yarım bardak olacak şekilde 3-4 çeşit sebzemizi küçük küçük doğrayalım ve çorbamıza ilave edelim ve 15 dakika daha ağzı kapalı pişirelim.
  5. Sebzeler pişince süt, tuz, karabiberi ilave edip bir iki dakika daha pişirip altını kapatalım.
  6. Dereotunu ekleyip ağzı kapalı demlendirelim.
NOT: 1 yaşından küçük bebeğiniz var ise, onun için çorbadan süt ve tuzu eklemeden hemen önce 1-2 kepçe ayırabilirsiniz.

24 Ocak 2008 Perşembe

Şehriyeli Tavuk



Bu kadar basit, bu kadar lezzetli. Az bulunur. Bir Yiyorum Büyüyorum tarifi.

Tavuk tüketimimizi bir programa bağladık. Böylelikle tavuk suyu çıkarma sorunsalım da çözümlenmiş oldu. Şöyle ki: hafta sonu 1 bütün tavuk alıp etlerini kemiklerinden ayırttırıyoruz. Kemiğinden hemen tavuk suyu kaynatıyorum. Etinden ise türlü çeşit yemek yapmaya çalışıyorum. Köftesi, böreği, çorbası, fırın poşetinde sebzeli mebzeli, pilavı…
Bu hafta bu bahsedeceğim yemeği ilk defa yaptım. Sinan’ın 2 gündür süregiden pek yemek yeme istememe ruh halinden sıyrılmasını sağladı. Çok müteşekkirim.

Şehriyeli Tavuk
2 porsiyon
1 tavuk budu, kemiksiz
1'er adet havuç, kereviz vs...
2 kaşık zeytinyağı
¼ bardak tel şehriye
1-2 bardak su
Tuz, karabiber


  1. Tavuk etini ve sebzeleri küçük küçük doğrayın.

  2. Zeytintağında biraz kavurun.

  3. Üzerine sıcak su ekleyip ağzı kapalı, kısık ateşte 10 dk pişirin.

  4. Tel şehriyeyi ilave edip 5 dakika daha şehriyeler pişene kadar, ağzı kapalı olarak pişirmeye devam edin.

  5. Tuzunu ve biberini ekleyip biraz dinlendirdikten sonra servis yapın.

Tuzunu, biberini en son ekledim çünkü eklemeden önce 9 aylık bebeğim için bir bölümünü ayırdım. O da bayılarak yedi.

5 Ocak 2008 Cumartesi

Kıymalı Çeşitlemeler


Can havliyle ortaya çıkan, bu zamana kadar nasıl olur da aklıma gelmez diye hayıflandığım güzellikte ve kolaylıkta bir yemek. Eminim başkaları biliyordur, yapıyordur böyle şeyler ama benim daha yeni aklıma geldi.
Köfte yapmak için kıyma çıkartmıştım ama yemek vaktine yetiştiremedim. Sinan tadına bakma bahanesi ile yere dökülmüş ekmek kırıklarına kadar inmişken bi çırpıda ortaya bu çıktı. Tabağını birlikte hazırladığımız için de daha bi güzel yedi. Ekmeği mutfak robotuna parçalayarak koydu, çekti, tabağına aldı. Benim doğradığım sebzeleri elleriyle ekledi. Karabiberini kendi çekti.

Malzemeler
Tek porsiyon

2-3 yemek kaşığı kavrulmuş kıyma
2-3 yemek kaşığı ufalanmış ekmek
Tuz, karabiber, kimyon, kişniş vs…

Bu temel karışıma her tür sebze, yeşillik ve hatta meyve ekleyebilirsiniz. Ben 1-2 yemek kaşığı doğranmış kırmızı biber ve konserve mısır ekledim. Ertesi gün yaptığımda ise nar ve maydanoz koydum. Narlıya bayıldı!


Yapılışına gelince: hepsini tabağa koyup karıştırıyorsunuz. Çok karışıkmış di mi:)


Başka neler konur? Buharda pişmiş sebzeler (günaşırı olur bizim evde buharda pişmiş patates, havuç, brokoli yeşil fasülye, karnabahar. Bebek için…), seviyorsa kuru soğan, konserve bezelye, aaaa ıspanak da şahane olur, maydanoz gibi çiğden konabilir. Ya da yıkadıktan sonra yapraklarında kalan su yeterekten ağzı kapalı tencerede kısık ateşte söndürür, fazla suyunu sıkar da börek yapar, ekmeğe kadar, buzluğa falan koyarız ya. O halini küçük küçük kıyıp eklesek, çocuk da yese, daha başka ne ister bir anne?

Bu yemek beni süper gaza getiren İlknur için geldi. Nazlısı sevecek mi bakalım bu yemeği?

Kırmızı Biber Hakkında:
Tatlı kırmızı ve yeşil biber bildiğiniz gibi çok iyi bir C vitamini kaynağı. Bebeğimizi ve çocuğumuzu bu güzel sebzeden maksimum yararlandırabilmek için püre ya da doğranmış olarak çiğ yedirmeye çalışmalıyız. Çünkü pişirme işlemi C vitaminin neredeyse tamamını öldürür.
Satın aldıktan sonra biberlerimizi oda sıcaklığında bırakmadan mümkün olduğunca çabuk dolaba kaldırmalıyız. Dolapta bütün olarak 5 gün, doğranmış olarak ise 2 gün durabilir. Buzluğa koymak için ise herhangi bir ön işlem yapmak gerekmez. 12 aydan küçük bebekler için, püre yapıp buz kalıplarına dökerek (üzerini hava almayacak şekilde streç filmle kapladıktan sonra) dondurabilir, gerektiğinde 1 küp çıkarıp mikrodalgada ya da buzdolabı kısmında çözdürerek pişirme işlemini tamamlamış çorbalarına ekleyebiliriz. Daha büyük bebeklerimiz için ve çorbalarda yemeklerde hemen 1 avuç alıp tencereye eklemek için ise doğranmış olarak doğrudan buzluk poşetlerinin içine koyup dondurabiliriz.
Kaynak: Super Baby Food, Ruth Yaron

Related Posts with Thumbnails